Giriş

Daena, Zerdüşt ve İranî düşüncesinin en derin ve en güzel kavramlarından biridir: Aynı anda dinin veya inancın kendisi, kişinin içsel görüşü ve vicdanı, ölümden sonra her ruhu Çinvat Köprüsü’nde karşılayan, kişinin kendi düşüncelerinin, sözlerinin ve eylemlerinin oluşturduğu benliğin somutlaşmış hâli olarak görünen genç kızdır.

Zerdüştlerin ahiret tasavvurunda ruh, ölümün ardından gelen günleri geçirip Ayırıcı’nın Köprüsü’ne vardığında kendi Daena’sı, görünür olmuş vicdanı tarafından karşılanır. Daena erdemlilere ışıldayan, güzel bir genç kız, dünyanın en güzeli; kötülere ise korkunç bir kocakarı olarak görünür. Bu karşılaşmada her ruh, ilahi varlıkların yargısı altında ve Sraoşa’nın koruyuculuğunda ödülüne veya kederine geçmeden önce yaşamda biçimlendirdiği benlikle karşılaşır.

Zerdüşt geleneğinin diğer kavramları gibi Daena da İranî halkların ortak kadim dinî ve mitolojik mirasına, Kürtlerin Farslarla ve İranî dünyanın diğer halklarıyla paylaştığı bir geleneğe aittir. Daena’yı tanımak, İranî maneviyatının en derin imgelerinden biriyle, vicdanın kader olduğu ve her ruhun öte dünyanın eşiğinde kendi yaşamının oluşturduğu benlikle karşılaştığı düşüncesiyle karşılaşmaktır.


İçindekiler

Daena Nedir?

Sözcüğün Çoklu Anlamları

Öne Çıkan Noktalar

Kısa Bilgiler

Vicdan ve İçsel Görüş

Çinvat Köprüsü’ndeki Genç Kız

Kişinin Oluşturduğu Benlik

Din Olarak Daena

Simgesellik ve Anlam

Daena ve Kürtler

Tartışmalar ve Yanlış Anlamalar

İlgili Konular

Sık Sorulan Sorular

Kaynaklar ve İleri Okumalar


Daena Nedir?

Sonraki Farsçada çoğu zaman Den olarak aktarılan Avestaca Daena sözcüğü, Zerdüşt düşüncesinin zengin ve çok yönlü bir kavramıdır. Görmek anlamına gelen bir sözcükle bağlantılı kökü, görüş veya içgörü anlamını taşır; birbiriyle ilişkili birkaç anlamı vardır: Dinin veya inancın kendisi; kişinin içsel benliği, vicdanı veya ahlaki görüşü, manevi varlığının bütünü; kişileştirilmiş hâliyle ölümden sonra ruhu Çinvat Köprüsü’nde karşılayan ilahi genç kız. Bu son ve en canlı yönüyle Daena, her ruha kendi eylemlerinin somutlaşmış hâli olarak görünen figürdür: Erdemlilere ışıldayan, güzel bir genç kız; kötülere korkunç bir kocakarı. Böylece her kişi, öte dünyanın eşiğinde düşüncelerinin, sözlerinin ve eylemlerinin biçimlendirdiği benlikle karşılaşır. Dolayısıyla Daena, vicdan, din ve ruhun kendi ahlaki doğasıyla karşılaşması düşüncelerini birleştiren, geleneğin en derin kavramlarından biridir.

Sözcüğün Çoklu Anlamları

Daena sözcüğü, Zerdüşt tasavvurunda birbiriyle bağlantılı olan anlamlarının çeşitliliğiyle dikkat çeker. Görmek anlamına gelen bir kökten türeyerek temelde hem içsel hem manevi görüş veya içgörü düşüncesini ifade eder.

İlk anlamıyla Daena, dinin veya inancın kendisi, İyi Din’i oluşturan inancın, uygulamanın ve manevi tasavvurun bütünüdür. Bu anlamda Bilge Efendi’ye tapınanların Daena’sından, peygamber aracılığıyla vahyedilen dinden söz edilir. İkinci anlamıyla Daena, tek tek kişilerin içsel benliği, vicdanı veya manevi görüşü, ahlaki ve manevi varlığının bütünü, doğruyu veya yanlışı görüp seçmesini sağlayan içsel yetisidir. Bu anlamda her kişinin düşüncelerinin, sözlerinin ve eylemlerinin biçimlendirdiği kendi Daena’sı vardır. Üçüncü ve en canlı anlamıyla ise Daena, ölümden sonra ruhu karşılayan ilahi genç kız, kişinin kendi vicdanının ve eylemlerinin görünür olmuş somutlaşması olarak kişileştirilir. Bu anlamlar bağlantılıdır; çünkü din doğru görüş, vicdan kişinin içsel görüşü, köprüdeki genç kız da bu içsel görüşün ve ahlaki benliğin açığa çıkmış hâlidir. Böylece Daena sözcüğünün çoklu anlamları bir bütünlük, aynı anda inanç, vicdan ve ölümün ötesinde ruhu karşılayan benlik olan bir görüş oluşturur. Din, vicdan ve ruhun kendisiyle karşılaşmasını birleştiren bu anlam zenginliği, Daena’yı böylesine derin bir kavram yapan unsurlardandır.

Öne Çıkan Noktalar

  • Daena, din, vicdan ve içsel görüş anlamına gelen bir Zerdüşt kavramıdır.

  • Kökü, görmek anlamına gelen bir sözcükle bağlantılıdır; dolayısıyla görüş veya içgörü anlamını taşır.

  • Kişileştirilmiş hâliyle Daena, Çinvat Köprüsü’nde ruhu karşılayan genç kızdır.

  • Erdemlilere güzel bir genç kız, kötülere korkunç bir kocakarı olarak görünür.

  • Kişinin eylemleriyle oluşturduğu benliğin somutlaşmış hâlidir.

  • Ona Sraoşa eşlik eder; ruhun yargılanmasıyla bağlantılıdır.

Kısa Bilgiler

  • Adı: Daena (Avestaca); Den (sonraki Farsça)

  • Kök anlamı: Görmek anlamına gelen bir sözcükle bağlantılı; görüş, içgörü

  • Anlamları: Din; vicdan; içsel görüş; ruhun genç kızı

  • Rolü: Ruhun ölümden sonra Çinvat Köprüsü’nde karşılaştığı varlık

  • Erdemlilere görünüşü: Işıldayan, güzel bir genç kız

  • Kötülere görünüşü: Korkunç bir kocakarı

  • Temsil ettiği: Kişinin düşünceleri, sözleri ve eylemleriyle oluşturduğu benlik

  • Eşlik eden: Ruhun koruyucusu Sraoşa

  • Bağlantılı olduğu: Spenta Armaiti, bağlılık ve ahlaki düzen

  • Mirası: Ortak İranî dinî ve mitolojik gelenek

Vicdan ve İçsel Görüş

Daena kavramının merkezinde vicdan ve içsel görüş düşüncesi, kişinin doğruyla yanlışı, hakikatle yalanı görüp aralarında seçim yapmasını sağlayan, düşünceler, sözler ve eylemlerle geçen bir ömür boyunca ruhun biçimlendiği manevi yeti bulunur.

Zerdüşt tasavvurunda her kişi, yaptığı seçimlerle oluşup biçimlenen kendi Daena’sına, içsel ahlaki görüşüne veya vicdanına sahiptir. Her iyi düşünce, söz ve eylem Daena’yı güçlendirip hakikatle ve kozmik düzenle uyumlu hâle getirir; her kötüsü onu bozar ve karartır. Dolayısıyla Daena sabit bir şey değil, kişinin ahlaki yaşamıyla oluşturulup yeniden oluşturulan canlı bir gerçeklik, manevi seçimlerinin biriken toplamıdır. Bu anlayış, kişisel sorumluluğa ve özgür seçime büyük ağırlık verir; çünkü kişi kendi düşünceleri, sözleri ve eylemleriyle Daena’sını, içsel benliğini ve vicdanını biçimlendirir, böylece neye dönüşeceğini ve ölümün ötesinde neyle karşılaşacağını belirler. Bu tasavvurda vicdan yalnızca bir yargılama yetisi değil, kişinin sürdüğü yaşama göre daha çok ışıldayan veya daha çok bozulan manevi benliğin özüdür. Böylece vicdan ve içsel görüş olarak Daena düşüncesi, Zerdüştlüğün ahlaki yaşama ve her kişinin kendi ruhunu biçimlendirme sorumluluğuna verdiği önemle derinden bağlantılıdır. Her kişinin oluşturduğu ve sonunda öte dünyanın eşiğinde karşılaştığı benlik hâline gelen içsel görüş, kavramın en derin yönlerinden biridir.

Çinvat Köprüsü’ndeki Genç Kız

Daena’nın en canlı ve en ünlü yönü, ölümden sonra ruha her ruhun öte dünyaya giderken geçmek zorunda olduğu Ayırıcı’nın Köprüsü’nde, Çinvat Köprüsü’nde, bir genç kız olarak kişileştirilmiş biçimde görünmesidir.

Gelenekte ruh, ölümden sonraki dördüncü günün şafağında Çinvat Köprüsü’ne gelir; orada kendi Daena’sı tarafından bir genç kız biçiminde karşılanır. İyi düşünceler, sözler ve eylemlerle bir yaşam sürmüş erdemli kişinin ruhuna Daena, eşsiz güzellikte, ışıldayan ve hoş bir genç kadın, dünyanın en güzeli olarak görünür; ruhu sevgiyle karşılayıp cennete, Ezgi Evi’ne doğru götürür. Yalan ve kötülük içinde yaşamış kötü kişinin ruhuna ise Daena, sürülen yaşamın bozulmuşluğunu yansıtan korkunç ve iğrenç bir kocakarı, dehşet verici bir figür olarak görünür. Bu karşılaşma, gelenekte ilahi varlıklar Mitra, Raşnu ve Sraoşa’nın ruhun eylemlerini tarttığı, Sraoşa’nın ruhu koruduğu ruhun yargılanması ortamında gerçekleşir. Daena’nın genç kız veya kocakarı olarak görünmesi, ruhun kendi ahlaki yaşamının somutlaşmış hâliyle, oluşturduğu benliğin görüntüsüyle karşılaşmasıdır. Çinvat Köprüsü’ndeki genç kız, Daena kavramının en çarpıcı imgesi, öte dünyanın eşiğinde görünür hâle gelen, sürülen yaşama göre güzel veya çirkin olan vicdandır.

Kişinin Oluşturduğu Benlik

Genç kız Daena’nın en derin anlamı, kişinin oluşturduğu benlik, ruhun kendi düşüncelerinin, sözlerinin ve eylemlerinin somutlaşmış hâli olmasıdır; böylece her ruh onunla karşılaştığında kendi yaşamının ahlaki gerçekliğiyle karşılaşır.

Daena köprüde ruha göründüğünde, gelenekte kendisini ruhun kendi benliği, düşüncelerinin, sözlerinin ve eylemlerinin somutlaşmış hâli olarak tanıtır. Güzeldir; çünkü ruh iyi yaşamıyla onu böyle yapmıştır. Ya da korkunçtur; çünkü ruh kötülüğüyle onu bozmuştur. Bu derin anlayışta öte dünyanın eşiğinde karşılaşılan figür, dışarıdan bir hüküm dayatan haricî bir yargıç değil, ruhun görünür hâle gelmiş kendi ahlaki benliğidir; böylece her kişi kelimenin tam anlamıyla dönüştüğü benlikle karşılaşır. Bu, bütün dinî düşüncedeki en çarpıcı ve ahlaki bakımdan en güçlü fikirlerden biridir: Ölümden sonra ruhu karşılayan ödül veya dehşet, keyfî bir hüküm değil, kişinin sürdüğü yaşamın doğal ve kaçınılmaz biçimi, kendi özgür seçimleriyle oluşturduğu benliktir. Daena’nın güzelliği veya çirkinliği, sonunda ortaya çıkan ruhun kendi güzelliği veya çirkinliğidir. Bu şekilde kişinin oluşturduğu benlik kavramı, Daena figürüne en derin anlamını verir: Bir ömür boyunca biçimlenen vicdan ve içsel görüş, ölümün ötesinde ruhu karşılayan benliğin kendisine dönüşür. Bu, karşılaşılan benlik kişinin oluşturduğu benlik olduğu için kaderinin nihai sorumluluğunu doğrudan kendi ahlaki seçimlerine yükleyen bir tasavvurdur.

Din Olarak Daena

Kişisel vicdanın ve ruhun genç kızının ötesinde Daena, dinin veya inancın kendisi, peygamber Zerdüşt aracılığıyla vahyedilen ve Bilge Efendi Ahura Mazda’ya tapınanların izlediği İyi Din anlamını da taşır.

Bu anlamda Daena, dini oluşturan doğru inancın, uygulamanın ve manevi tasavvurun bütünü, insanlığa yol göstermek için vahyedilen hakikat yoludur. Bu anlamda Daena’yı izlemek, dine göre yaşamak, onun dünya tasavvurunu ve ahlaki öğretisini benimsemektir. Bu anlam diğerleriyle bağlantılıdır; çünkü din vicdanı biçimlendiren doğru görüş, dinin oluşturduğu vicdan da ölümün ötesinde ruhu karşılayan ışıldayan benliktir. Dolayısıyla din, vicdan ve ruhun genç kızı için aynı sözcüğün kullanılması, Zerdüşt tasavvurunda derin bir birliği ifade eder: İnanç doğru görüştür; benliğe alındığında vicdanı biçimlendirir, böyle biçimlenen vicdan da sonunda karşılaşılan benlik olur. Daha sonraki kullanımda sözcük, Den biçiminde genel anlamda din anlamını kazanmıştır; araştırmacıların belirttiği gibi, bölgedeki inanç ve din sözcüklerinin daha geniş ailesiyle bağlantılıdır. Din olarak Daena, benimsenip yaşandığında ruhu ölümün ötesinde karşılayacak güzelliğe doğru biçimlendiren hakikat ve doğru görüş yoludur. Bu anlam, aynı anda inanç, vicdan ve hakikatin ışığında yaşanan bir yaşamın oluşturduğu benlik olan görüşün, kavramın zengin birliğini tamamlar.

Simgesellik ve Anlam

Daena her şeyden önce vicdanın kader olduğu, kişinin düşünceleri, sözleri ve eylemleriyle biçimlendirdiği benliğin dönüşeceği ve öte dünyanın eşiğinde karşılaşacağı benlik olduğu yönündeki derin düşünceyi somutlaştırır. Kişinin sürdüğü yaşamla güzel veya çirkin hâle gelen genç kız olarak her kişinin kendi ruhunu, dolayısıyla kendi kaderini oluşturduğu yönündeki ahlaki gerçeği temsil eder.

Daena, din, vicdan ve benliğin birliğini, doğru inancın vicdanı, vicdanın da ruhu biçimlendirdiği, böylece inanç, içsel görüş ve ölümün ötesinde karşılaşılan benliğin bir olduğu tasavvurunu da somutlaştırır. Bu bakımdan manevi ve ahlaki yaşamın inançtan vicdana, vicdandan kadere uzanan tek bir kesintisiz gerçeklik olduğu yönündeki derin Zerdüşt kanaatini temsil eder. Çinvat Köprüsü’ndeki karşılaşmada ise ruhun yargılanmasının özünde ruhun kendi hakikatiyle karşılaşması olduğu, oluşturduğu benliğin sonunda açığa çıktığı düşüncesini somutlaştırır. Bütün bunlarla Daena, kader olarak vicdanı, inanç ve benliğin birliğini, ruhun kendi ahlaki gerçekliğiyle karşılaşmasını somutlaştıran, İranî dinî geleneğinin en derin kavramları arasındadır. Ruhun genç kızına dönüşen içsel görüş, öte dünyanın eşiğinde görünür hâle gelen vicdan, geleneğin en derin ve en güzel imgelerinden biridir.

Daena ve Kürtler

Zerdüşt geleneğinin diğer kavramları gibi Daena da İranî halkların ortak kadim dinî ve mitolojik mirasına, İranî bir halk olarak Kürtlerin Farslarla ve İranî dünyanın diğer halklarıyla paylaştığı bir geleneğe aittir. Daena’nın somutlaştırdığı vicdan, ahlaki yaşam ve ruhun kaderine ilişkin derin düşünceler, bütün bölgenin manevi mirasının parçasıdır.

Kürtler için, Zerdüştlerin ruh, vicdan ve ahiret tasavvuru da dâhil kadim İranî dinî mirası, kültürel ve manevi dünyalarının derin arka planının parçasıdır. Daena’nın somutlaştırdığı, her kişinin kendi ruhunu ahlaki seçimleriyle biçimlendirdiği ve sonunda oluşturduğu benlikle karşılaştığı yönündeki derin düşünce, kalıcı ahlaki gücü olan bir tasavvur, İranî dünyasında paylaşılan geniş manevi mirasın parçasıdır. Daena’yı yalnızca Kürtlere özgü bir kavram olarak değil, bu ortak İranî ve Zerdüşt mirasının parçası olarak anlamak dürüst ve doğrudur; İranî halkların ortak kadim dinî geleneğine aittir. Bu dünyada kadim kökleri bulunan İranî bir halk olarak Kürtler, Daena kavramının da parçası olduğu bu mirası, İranî geleneğin diğer mirasçılarıyla birlikte paylaşır. Dolayısıyla Daena’yı sunarken, İranî bir halk olarak Kürtlerin mirasçısı olduğu ortak kadim İranî mirasının bir kavramını, bölgenin geleneklerinin temelindeki maneviyatın en derin imgelerinden birini sunuyoruz. Somutlaştırdığı vicdana ve kişinin kendi ruhunu biçimlendirme sorumluluğuna ilişkin ahlaki tasavvur, İranî dünyasında ve daha geniş dünyada kalıcı yankısı olan bir değerdir.

Tartışmalar ve Yanlış Anlamalar

Daena bir tanrıça mıdır? Daena, ruhun genç kızı olarak kişileştirilmiş biçiminde bazen ilahi varlıklar, yazatalar arasında sayılır; gelenekte bağlılığın kutsal ölümsüzü Spenta Armaiti’yle bağlantılıdır. Ancak Daena daha temelde bir kavram, ahiret bağlamında bir genç kız olarak kişileştirilen din, vicdan veya içsel görüştür. Dolayısıyla en iyi, yalnızca bir tanrıça olarak değil, kişileştirilmiş biçim alan derin bir manevi kavram, görünür hâle gelmiş vicdan ve içsel benlik olarak anlaşılır. Ruhun genç kızı olarak kişileştirilmesi, vicdanın ve kişinin oluşturduğu benliğin daha derin düşüncesinin canlı bir ifadesidir.

Genç kız Daena, ruhu dışarıdan yargılayan biri midir? Hayır; kavramın özü budur. Ruhu karşılayan Daena, dışarıdan bir hüküm dayatan haricî bir yargıç değil, ruhun kendi ahlaki benliği, kendi düşüncelerinin, sözlerinin ve eylemlerinin somutlaşmış hâlidir. Gelenekte Raşnu ve ilahi varlıkların tarttığı ruhun yargılanmasına, kişinin oluşturduğu benlikle bu karşılaşma eşlik eder; böylece ruh kendi yaşamının hakikatini tanır ve kabul eder. Daena’nın güzelliği veya dehşeti, ruhun kendi güzelliği veya dehşetidir; dışarıdan dayatılan bir hüküm değil, sürülen yaşamın doğal biçimidir.

Daena özellikle Kürtlere özgü bir kavram mıdır? Hayır; Zerdüşt geleneğinin diğer kavramları gibi yalnızca Kürtlere özgü bir kavram olmaktan ziyade ortak kadim İranî dinî mirasına, Kürtlerin Farslarla ve İranî dünyanın diğer halklarıyla paylaştığı bir geleneğe aittir. İranî bir halk olarak Kürtler, Daena’nın da parçası olduğu bu geniş ve kadim mirası komşularıyla birlikte paylaşır.


  • Çinvat Köprüsü: Daena’nın ruhu karşıladığı Ayırıcı’nın Köprüsü

  • Sraoşa: Ruhu koruyup yönlendiren yazata

  • Raşnu: Ruhun eylemlerini tartan adalet yazatası

  • Mitra: Ahdin efendisi, ruhun bir yargıcı

  • Ameşa Spentalar: Daena’yla bağlantılı Spenta Armaiti’yi de içeren kutsal ölümsüzler

  • Ahura Mazda: İyi Din’in kaynağı olan Bilge Efendi

  • Zerdüşt: Daena’yı, İyi Din’i vahyeden peygamber

  • Fraşokereti: Nihai yenilenme ve ruhların kaderi


Sık Sorulan Sorular

Zerdüştlükte Daena nedir?

Sonraki Farsçada Den olan Daena, birbiriyle bağlantılı birkaç anlamı bulunan zengin bir Zerdüşt kavramıdır: Dinin veya inancın kendisi; kişinin içsel benliği, vicdanı veya ahlaki görüşü; kişileştirilmiş hâliyle ölümden sonra ruhu Çinvat Köprüsü’nde karşılayan ilahi genç kız. Görmek anlamına gelen bir kökle bağlantılı olarak görüş veya içgörü düşüncesini ifade eder. En canlı yönüyle Daena, öte dünyanın eşiğinde karşılaşılan, kişinin kendi eylemlerinin somutlaşmış hâlidir.

Daena Çinvat Köprüsü’nde nasıl görünür?

Ölümden sonraki dördüncü günün şafağında ruh, Çinvat Köprüsü’nde kendi Daena’sı tarafından bir genç kız biçiminde karşılanır. İyi bir yaşam sürmüş erdemli ruha, onu cennete doğru götüren, ışıldayan ve güzel bir genç kadın, dünyanın en güzeli olarak görünür. Kötü ruha ise sürülen yaşamın bozulmuşluğunu yansıtan korkunç ve iğrenç bir kocakarı olarak görünür. Kişinin oluşturduğu benliğin somutlaşmış hâlidir.

Daena’nın kişinin oluşturduğu benlik olması ne anlama gelir?

Bu, köprüde karşılaşılan genç kızın haricî bir yargıç değil, ruhun kendi ahlaki benliği, düşüncelerinin, sözlerinin ve eylemlerinin somutlaşmış hâli olduğu anlamına gelir. Güzeldir; çünkü ruh iyi yaşamıyla onu böyle yapmıştır. Ya da korkunçtur; çünkü ruh kötülüğüyle onu bozmuştur. Böylece her kişi kelimenin tam anlamıyla dönüştüğü benlikle karşılaşır; ruhu karşılayan ödül veya dehşet, sürdüğü yaşamın doğal biçimidir.

Daena vicdanla aynı şey midir?

Merkezî anlamlarından birinde evet; Daena, kişinin vicdanı veya içsel ahlaki görüşü, doğruyla yanlışı görüp aralarında seçim yapmasını sağlayan ve düşünceleri, sözleri ve eylemleriyle biçimlenen manevi yetidir. Bir ömür boyunca oluşan bu vicdan, köprüde ruhu karşılayan benliğe dönüşür. Daena aynı zamanda dinin kendisi ve kişileştirilmiş genç kız anlamına gelir; anlamlar bağlantılıdır: İnanç vicdanı biçimlendirir, vicdan da kişinin karşılaştığı benliğe dönüşür.

Daena’nın din sözcüğüyle bağlantısı nedir?

Daena, sonraki Farsçada Den biçiminde, genel anlamda din veya inanç, doğru inancın ve uygulamanın bütünü anlamını kazanmıştır. Araştırmacılar bu sözcüğün, bölgedeki inanç ve din sözcüklerinin daha geniş ailesiyle bağlantılı olduğunu belirtir. Din, vicdan ve ruhun genç kızı için aynı sözcüğün kullanılması derin bir birliği ifade eder: İnanç, vicdanı biçimlendiren doğru görüştür; vicdan da ölümün ötesinde kişinin karşılaştığı benliğe dönüşür.

Daena Kürt bir kişilik midir?

Daena, yalnızca Kürtlere özgü bir kavram olmaktan ziyade ortak kadim Zerdüşt ve İranî dinî mirasına, Kürtlerin Farslarla ve İranî dünyanın diğer halklarıyla paylaştığı bir geleneğe aittir. Bu dünyada kadim kökleri bulunan İranî bir halk olarak Kürtler, Daena’nın da parçası olduğu bu mirası komşularıyla birlikte paylaşır. Somutlaştırdığı vicdana ve kişinin kendi ruhuna ilişkin sorumluluğuna dair ahlaki tasavvur, bölgede yaygın biçimde yankı bulur.


Kaynaklar ve İleri Okumalar

Daena — Genel bakış

Çinvat Köprüsü — Dünya Tarihi Ansiklopedisi

Daena (Den) — Encyclopaedia Iranica

Zerdüştlükte Ahiret — Oxford Reference

Kurdish-History.com: Çinvat Köprüsü

Kurdish-History.com: Sraoşa

Kurdish-History.com: Raşnu

Kurdish-History.com — Ahura Mazda