1937 baharında Türk ordusu, Doğu Anadolu’daki Dersim bölgesine toplarla, uçaklarla ve zehirli gazla girdi. Türk hükümetinin yetmiş yılı aşkın süre resmen katliam olarak tanımayacağı operasyonda kırk bin ile yetmiş bin arasında Kürt Alevi sivili öldürdü. Bu felaketten kurtulanlardan biri, katliamdan önce Dersim’de hekimlik yapmış, ardından sürgüne kaçmış ve sonraki kırk yılı yazarak, belgeleyerek ve Dersim’de yaşananların unutulmamasında ısrar ederek geçirmiş Nuri Dersimi’ydi. Dersim’in unutulmasını reddeden kişiydi; bu ret, hayatının çalışması oldu.
İçindekiler
1. Bölüm 1: Dersim — Ayrı Bir Halk
2. Bölüm 2: Bir Veteriner ve Milliyetçinin Yetişmesi
3. Bölüm 3: 1937–1938 Dersim Katliamı
4. Bölüm 4: Kaçış ve Sürgün — Türkiye Dışındaki Uzun Yıllar
5. Bölüm 5: Tarihçinin Görevi — Dersim’in Belleğini Yazmak
6. Bölüm 6: Dersimi’nin Başlıca Eserleri
7. Bölüm 7: Alevi Boyutu — Din, Kimlik ve Hayatta Kalma
8. Bölüm 8: Diaspora Aydını — Unutmaya Karşı Yazmak
9. Bölüm 9: Miras — Bir Soykırımın Belleğini Koruyan Veteriner
10. Temel Olayların Zaman Çizelgesi
Bölüm 1: Dersim — Ayrı Bir Halk
Bugün Türkiye’nin doğusundaki Tunceli ili olarak bilinen Dersim, Zazaca konuşan ve Şii bağlılığını, İslam öncesi Kürt geleneğini ve yerel dinî uygulamaları birleştiren bağdaştırıcı bir İslam biçimini uygulayan Kürt Alevi nüfusun yaşadığı dağlık bölgedir. Dersim Kürtleri her ölçüye göre ayrı bir topluluktu: Etnik olarak Kürt, ancak Sünni yerine Alevi; dil bakımından Kurmanci yerine Zazaca konuşan; yüzyıllar boyunca Osmanlı yönetiminde özerkliklerini korumuş dağlarda coğrafi olarak yalıtılmış.
Bölüm 2: Bir Veteriner ve Milliyetçinin Yetişmesi
Nuri Dersimi, 1893’te Dersim’de doğdu. Veterinerlik eğitimi aldı ve kendi halkı arasında veteriner hekimlik yapmak için Dersim’e döndü. Geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemlerinde Kürt milliyetçi çevrelerinde siyasal olarak da etkindi; Dersim topluluğunu daha geniş Kürt ulusal hareketine bağlıyordu. Siyasal etkinliği onu Cumhuriyet’in güvenlik birimlerinin hedefi yaptı. 1937–1938 olayları hayatını kalıcı biçimde dönüştürdüğünde zaten kırılgan bir siyasal durumda yaşıyordu.
Bölüm 3: 1937–1938 Dersim Katliamı
1937’de Dersim’de yerel bir ayaklanma, Türk devletinin büyük askerî karşılığını tetikledi. Ankara’nın emirleri altında uçak, top ve zehirli gaz kullanarak hareket eden ordu, tahminler değişmekle birlikte kırk bin ile yetmiş bin arasında insanı öldürdü, yüzlerce köyü yıktı ve sağ kalan nüfusu Batı Anadolu’ya sürdü. 1990’lı yıllarda Kürt köylerinin boşaltılmasına kadar Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Kürt nüfusuna karşı gerçekleştirilen en büyük tek şiddet eylemiydi.
Bölüm 4: Kaçış ve Sürgün — Türkiye Dışındaki Uzun Yıllar
Nuri Dersimi katliamdan kurtulup sürgüne kaçtı. Suriye, Irak ve Ortadoğu’nun diğer ülkelerinde yaşadı; tarihî ve siyasal eserlerini yazarken geçimini veterinerlik yaparak sağladı. Türkiye’ye hiç dönmedi, Dersim’i bir daha görmedi. 1973’te sürgünde öldü; hayatının son otuz altı yılını, toplumunu yok eden devletten kaçmış mülteci olarak geçirmişti.
Bölüm 5: Tarihçinin Görevi — Dersim’in Belleğini Yazmak
Dersimi sürgünden, diğer her şeyin önüne geçen tek amaçla yazdı: Türk devletinin sessizliğiyle tamamen silinmeden önce Dersim’de olanları belgelemek. Sağ kalanlar hâlâ yapabiliyorken kaydetmezse katliamın inkâr edileceğini, küçümseneceğini ve unutulacağını anlıyordu. 1952’de yayımlanan en önemli eseri Hatıratlarım (Anılarım), Dersim Katliamı’nın bir sağ kalan bakışından ilk ayrıntılı anlatımını sundu. Dersim Kürtlerinin tarihi ve etnografisi, Alevi geleneği ve daha geniş Kürt ulusal hareketi üzerine de kapsamlı biçimde yazdı.
Bölüm 6: Dersimi’nin Başlıca Eserleri
Dersimi dört büyük eser yayımladı: Hatıratlarım (Anılarım, 1952), Dersim ve Kürt Milli Mücadelesine Dair (Dersim ve Kürt Ulusal Mücadelesi Üzerine, 1952), Kürdistan Tarihinde Dersim (Kürdistan Tarihinde Dersim, 1952) ve Kürt tarihi üzerine daha sonraki bir eser. Bu kitaplar birlikte, katılımcı ve sağ kalan bakışından Dersim tarihinin, etnografisinin, dininin ve 1937–1938 olaylarının kapsamlı anlatımını oluşturur. Yaşananları bilmesi gereken kitlelere ulaşabilecek diller olan Türkçede ve Arapçada yazıldılar.
Bölüm 7: Alevi Boyutu — Din, Kimlik ve Hayatta Kalma
Dersim nüfusunun Alevi kimliği, hem Dersimi’nin kapsamlı biçimde belgelediği kültürel gerçeklik hem 1937–1938 şiddetini şekillendiren siyasal etkendi. Kemalist devlet Dersim Alevilerini iki kat aykırı görüyordu: Kürt varlığını inkâr eden devlette etnik olarak Kürt, Müslüman nüfusa standartlaştırılmış Sünni Hanefi İslam’ı dayatmaya çalışan devlette dinî bakımdan heterodoks. Dersimi’nin yazıları, kaydetmezse kaybolabileceklerini anlayan bir kişinin bilinciyle Dersim’deki Alevi dinî uygulamalarının ayrıntılarını korur.
Bölüm 8: Diaspora Aydını — Unutmaya Karşı Yazmak
Nuri Dersimi, sürgünlerini sessizlik nedeni olarak değil, tanıklık platformu olarak kullanan diaspora aydınlarının geleneğine aittir. Kurumsal desteği, üniversitesi, küçük diaspora yayınevleri dışında yayıncısı yoktu. Yazdı; çünkü belleğin siyasal eylem olduğunu anlıyordu. Dersim’i hatırlamak, Türk devletinin silme girişimine direnmekti; katliamı belgelemek, faillerin tarihsel yok etmenin tam zaferine ulaşmasını engellemekti. Bu anlamda yazıları, Dersim halkının kendi direnişinin uzantısıydı.
Bölüm 9: Miras — Bir Soykırımın Belleğini Koruyan Veteriner
Nuri Dersimi’nin kitapları olmadan Dersim Katliamı’nın tarihi, neredeyse bütünüyle Türk devlet kaynaklarına ve Anadolu’ya dağılmış sürgünlerin parçalı sözlü hatıralarına dayanırdı. Dersim tarihinin ve 1937–1938 olaylarının, daha sonraki Türk, Kürt ve uluslararası araştırmacıların olanları yeniden kurabilmesini sağlayan ayrıntılı, sistematik anlatımını sundu. Türkiye Başbakanı Erdoğan, 2011’de Dersim Katliamı’nı kısmen tanıdığında bu, kısmen Dersimi’nin çalışmalarının belleği Türk kamuoyu söylemine yeniden girecek kadar uzun süre canlı tutması sayesinde mümkündü. Mirası budur.
Temel Olayların Zaman Çizelgesi
1893 — Doğu Anadolu’daki Dersim’de doğar.
Yaklaşık 1920’lerin başları — Veterinerlik eğitimi alır; veteriner hekimlik için Dersim’e döner.
1937 — Türk ordusunun Dersim’deki operasyonları başlar; Kürt Alevi nüfus katledilir ve sürgün edilir.
1937–1938 — Dersimi kaçar; Suriye, Irak ve diğer ülkelerde uzun sürgününü başlatır.
1952 — Üç büyük eser yayımlar: Hatıratlarım, Dersim ve Kürt Milli Mücadelesine Dair ve Kürdistan Tarihinde Dersim.
1973 — Dersim’e veya Türkiye’ye hiç dönmeden sürgünde ölür.
2011 — Türkiye Başbakanı Erdoğan, kısmen Dersimi’nin koruduğu belgeler sayesinde Dersim Katliamı’nı kısmen tanır.
Nuri Dersimi’nin Kronolojisi
1893 — Dersim’de doğar.
1937–1938 — Dersim Katliamı; kaçar, sürgüne gider.
1952 — Dersim üzerine büyük tarih eserlerini yayımlar.
1973 — Sürgünde ölür.
Kaynaklar
1. Dersimi, Nuri. Hatıratlarım (Anılarım). Halep, 1952.
2. McDowall, David. Kürtlerin Modern Tarihi. I.B. Tauris, 1996.
3. Jwaideh, Wadie. Kürt Ulusal Hareketi. Syracuse University Press, 2006.
4. Bruinessen, Martin van. Ağa, Şeyh ve Devlet. Zed Books, 1992.
5. Olson, Robert. Şeyh Said Ayaklanması ve Kürtler. University of Texas Press, 1989.
6. Zürcher, Erik-Jan. Türkiye: Modern Bir Tarih. I.B. Tauris, 1993.
7. Dersimi, Nuri. Kürdistan Tarihinde Dersim. Halep, 1952.
8. Kieser, Hans-Lukas. Aidiyet Arayışı: İmparatorluk ve Ulusun Ötesinde Anadolu. I.B. Tauris, 2007.
Sık Sorulan Sorular
Nuri Dersimi kimdi?
Nuri Dersimi (1893–1973), Dersim’den (bugünkü Tunceli ili, Türkiye) Kürt Alevi veterinerdi. 1937–1938 Dersim Katliamı’ndan kurtuldu; yaşananları belgelemek için kırk yıl sürgünde geçirdi. Kitapları, özellikle Hatıratlarım ve Kürdistan Tarihinde Dersim, Dersim halkının ve katliamın sağ kalan bakışından temel tarihî kaydıdır.
Dersim Katliamı neydi?
Dersim Katliamı (1937–1938), Türk devletinin Dersim’in Kürt Alevi nüfusuna karşı askerî operasyonuydu. Türk ordusu, top, uçak ve zehirli gaz kullanarak 40.000 ile 70.000 arasında insanı öldürdü, yüzlerce köyü yıktı ve sağ kalan nüfusu sürgün etti. Türk hükümeti, 2011’e kadar olayı resmen katliam olarak tanımadı.
Nuri Dersimi tarihsel olarak neden önemlidir?
Dersimi’nin kitapları olmadan Dersim Katliamı’nın tarihi neredeyse bütünüyle Türk devlet kaynaklarına dayanırdı. Dersim tarihinin ve 1937–1938 olaylarının, sonraki araştırmacıların olanları yeniden kurmasını sağlayan ayrıntılı, sistematik anlatımını sundu. Çalışmaları, Türk inkârının kırk yılı boyunca katliamın belleğini koruyarak sonunda kısmi resmî tanınmayı mümkün kıldı.